Arkadaş eskiden herkes yaptığı kadarını öderdi.2011 yılındayız ve 1990dan farklı olarak hem müşteri alışkanlıkları hemde tükkan sahiplerinin işletme alışkanlıkları değişti.Doksanlarda bu iş nasıl olurdu ondan bahsedeyim.Önce güzel bi gezilir,  ardından gezilir gezilir altına yapma kıvamına gelene kadar tuvalete gidilmez.Sonra benim çişim geldi diyerekten uygun fiyatlı bi 100 numara aranır.Aha şurda bitane var abi! tamam gördüm ula kör değilim hergele.yavaş yavaş yanaşıldıktan sonra bi tereddüt oluşur girsem mi girmesem mi diye.Tam girecek oluyosun

100 numaralı adam soruyor: Ağalar böyük mü göççük mü?

Müşteri: Ne abey?

100 Numaralı adam:Böyük mü göççük mü dedim duymuymusan ?

Müşteri:Ağabey daha karar vermedim.

100 numaralı adam:De haydee git.

Müşteri içeri hızlıca girer, işini bitirir ve gelir.Bizim ki yine sorar

100 numaralı adam : Ne yapmışsan ?

Müşteri:küçük.

100 numaralı adam: Ne biçim göççük o borazan gibi ses çıkartıy.Bak orda yazıy okuman yazman yohtur böyük abdest 50 kuruş.der

Sen önce  biraz olmazlanırsın muhabbet filan derken  öder gidersin.Eskiden böyleydi.Tabi.Hatta hep aynı yere takıldığın da olurdu.Yaptığın kadar öderdin.Şimdilerde öylemi.Ne yaparsan yap sabit fiyat.Girip elini yıkarsın yine aynı fiyat.Girerken sana ne yapacağınıda soran olmaz insanın yapasıda gelmez.Bazende açık havada işimiz görürdük.Ufacık defecik delik arar birde arkamıza bakardık gelen giden var mı diye :) Heyy gidi eski günler heyy.Şimdi hatırladıkça ohhh çekiyorum pardon off ulan off  :)Şu atasözümüzü söylemeden geçemiycem ayranı yok içmeye tahtırevanla gider ıçmaya:)